Bölüm 2 Ayaz
Ayaz'ın en sevdiği amcası olan Ahmet amca zengin, işinde gücünde, sevecen ve yardımseverdi. Ayaz kendisini bu olayın suçlusu olarak görüyordu, bir yandan psikolojik durumu diğer yandan ailesini kaybetmesi onu kötü bir hale sokmuştu. Daha ailesinin cenazesini yapmadıkları için Ahmet amca hemen cenaze hazırlıklarına başladı, cenaze günü ailesini gömerlerken ayaz bazı sesler duymaya başladı duyduğu sesler sanki onu çağırıyordu Ayaz o seslere doğru gitmeye başladı, ormanlık bir yere geldi etrafındaki güzellikleri görünce hayran kalmıştı, birden hava karardı ve bulutlar Ayaz'ın bulunduğu noktaya gelmeye başladı. Ayaz çok fazla korkmuştu, gözünün önüne karartılar gelmeye başladı.
Ayaz ne yapacağını şaşırdı, kafası çok karışmıştı korku ve telaşla koşmaya başladı, artık cenaze bitmek üzereydi Ayaz nereye geldiğini bilmediği için nereye kaçacağını bilemez bir halde koşuyordu.
Cenaze bitti herkes birbiriyle vedalaşmaya başlarken Ayaz'ın teyzesi onun olmadığını farketti hemen aramaya, etrafına bakmaya başladı ama bulamadı, fazla dikkat çekmeden amcasına haber verdi. Ahmet amca Ayaz'ın kaybolmasından dolayı çok korktu hemen orada bulunan herkese bağıra çağıra haber vererek Ayazı aramaya başladılar.
Ayaz ağaçların arasında kosuştururken büyük bir ağacın altında bir boşluk farketti hemen boşluğun altına girip saklandı. çok korkmuş bir şekilde ağlıyordu.
Kısa süre sonra hava açmış,bulutlar dağılmıştı Ayaz da biraz etrafa baktıktan sonra sakinleşmişti, yavaş ve dikkatli adımlarla dışarı çıktı karaltılar artık yoktu Ayaz gördüğü şeylerin sadece bir yansıma olduğunu düşündü, yavaş bir şekilde ilerlerken karşısına bir tavşan çıka geldi. Hiç düşünmeden tavşanın peşine verdi, tavşan nereye giderse oraya gidiyor, orada duruyordu bir patika gördü, okuduğu kitaplar aklına gelerek tavşanın peşini bırakıp patika yolundan yoluna devam etti
Ahmet amca ve teyzesi Ayaz için çok endişelenmişti aradan yirmi dört saat geçmişti teyzesi karakola gitmeye karar verdi, karakola gidip kayıp ilanını verdi.
Polisler mezarlığın etrafındaki ormanı aramaya başladılar, ormanın içinde Ayaz'ın izine rastlamayı başardılar Ayaz'ın saklandığı ağacın yanına kadar geldiler ama Ayaz dan iz yoktu sadece oraya kadar ayak izleri vardı.
Ayaz patikanın sonuna gelmişti sonunda çok güzel bir yer vardı ama bir sorun vardı Ayaz bir uçurum üzerinde durmuştu, önünde de kocaman bir nehir, nehri geçmesi lazımdı nehri geçmek için nehrin etrafında dolaşıyor bir yol bulmaya çalışıyordu. Amcasının onu aradığı düşüncesi hiç aklına bile gelmiyordu.
Sonunda bir köprü buldu, Ayaz köprüye doğru koşmaya başladı.köprü çok uzun ve eskiye benziyordu, çok korktuğu için nasıl geçeceğini bilemedi uzun bir süre köprünün önünde oturdu. cesaretini tam topladığı an harekete geçti köprüde yavaş yavaş yürürken birden bir fırtına çıktı köprü sallanmaya başladı.
Ayaz bu durum karşısında hızlı hareket etmesi gerektiğini biliyordu o yüzden köprüden hızlıca geçmeye çalıştı ,fırtına şiddetlendi Ayaz artık zar zor köprüde yürüyordu, köprü pek güçlü değildi. parçalanabilir veya kopabilirdi Ayaz'ın acele etmesi gerekiyordu yoksa köprüden aşağı düşecekti köprüyü geçmesine az bir yolu kalmıştı şansına fırtına durdu Ayaz hemen köprüyü geçti, derin bir nefes alıp karşısına bakınca büyük bir şehir gördü ama şehre gitmek için biraz daha yürümesi gerekiyordu artık hava kararmaya başlıyordu. Dinlenmeye bile vakti yoktu, gözlerini kapattı sadece o şehre olaşmayı düşündü, ama o ne sadece birkaç saniye geçmişti ve ayaz kendini şehrin girişinde bulmuştu ayaz büyük şaşkınlık içinde bazen kendine bazen şehre bakıyordu, birden etrafında bir yapraklar uçuşmaya, sesler duymaya basladı. Gözleri kapandı tekrar aynı figür"sonunda içinde gücü bir nebze olsun keşfettin böyle devam et çocuk gelecekte olacaklara hazır olmak için gücünü tam keşfetmen gerekiyor." Dedi.
Yorumlar
Yorum Gönder